Buğday Dede Mescidi

Untitled Document
Tire Güme etkelerindeki en yüksek tepesinde ve kendi adıyla anılan semtinde bulunan Buğday Dede Mescidi, Tire’nin ilk zaviyelerindendir.
Ancak belgelerde Buğday Dede ile ilgili asıl adının yer almayışı ve bölgede Buğday Dede olarak anılması ilginçtir. Anonim bilgilerde Buğday Dede’nin Tire’nin fethinde önemli bir isim olarak anılması bu konunun önemini artırmaktadır.
 
Eşi Sire Hatun’un mescit bahçesinde yer alan mezarı Buğday Dede gibi ünlerine yakışır bir şekilde boyutluca ele alınması ve 1743 tamir kitabelerine göre Sire Hatun’un Selçuk kentiyle bağlantılarının belirtilmesi Evliya Çelebinin verdiği bilgiler ile örtüşmektedir.
Ancak bu kitabenin Buğday Dede’nin yaşamından 400 yıl sonra yazılmasından dolayı bazı gerçek bilgilere yer verilmemiştir. Her şeyden önemlisi asıl adı yoktur. Eşinin kimliğinde ise Sire adı bulunmaktadır.
 
Evliya Çelebi Sire Hatun’u İranlı bir melike olarak ele almaktadır. Hatta, fethin lideri Sasa Bey’in ordusunda İranlı unsurların da bulunduğu kaynaklarca ifade edilmektedir.
Evliya Çelebi  Sire Hatun’u vadinin diğer kentleri için de kullanmaktadır. Örneğin Sire Hatun’u Tire, Birgi ve Aydın’nın kurucusu bir melike olduğunu yazmaktadır. Hatta Tire’nin bir diğer adı olan “Sire”yi ona bağlamaktadır. Onun İranlı bir melike olarak ele alınması Tire tarihinde bir giz olarak daha uzun yıllar yaşayacağını göstermektedir.
 
Öte yandan anonim bilgilerde Tire’nin alınışında Sasa Bey ile Buğday Dede’nin birlikte hareket ettikleri, Sasa Bey’in öldüğü onun ise yaralı olarak kurtulduğu aktarılmaktadır.
Mescide ulaşan yollarda cadde ve sokak adlarının halen Buğday Dede ve Sire Hatun olarak varlığını sürdürmektedir.
 
Tire’de çok sevilen Buğday Dede, bereket ve bolluğu anlatan kendi efsanesi ile hala dillerde ve gönüllerde yaşamaktadır.
 
Kaynak: A Munis Armağan