Beledi Dokuma

Untitled Document
Osmanlı İmparatorluğu'nun, dutluklarıyla ve ipekçiliğiyle meşhur şehri Tire, aynı zamanda dokumacılık merkezlerinden de biriydi. Tire 1500'lü yıllarda geliştirdiği bir tezgahta, “beledi dokuma” yı keşfetti.
 
Bu tezgahtan çıkan kumaşlarla, Osmanlı'nın, Avrupa'nın sarayları giydirildi. Yeniçeri Ocağı'nın  iç zıbınlıkları (gömleklerini) dikildi. Evlerde giysiler, perdeler, divan ve yatak örtüleri Beledi'den hazırlandı. Zamanla Beledi Dokuma'yı öğrenen Bursa, ahilik bayraklarını bu kumaştan üretti.
 
Dünyadaki jakarlı dokumanın atası sayılan Beledi, Tire'de 16'ncı yüzyıldan bu yana üretiliyor. Rivayet o ki; bu işin ilk ustası, bir gün kendi geliştirdiği tezgâhı çalıştıramıyor. Mekiği atınca öbür tarafa geçiremiyor. Oğlunu çağırıyor. “Oğul” diyor, “Ben bu tezgâhı sıfırdan yaptım ama ilerletemiyorum. Sen yap.” Oğlu “Tamam baba” diyor “ama ikimizin adıyla anılması şartıyla...” Oğul babasının yaptığına iki küçük çubuk ekliyor ve tezgâh çalışır hale geliyor. “Veledi” olarak anılan dokuma türü, zamanla “beledi” ye dönüşüyor.
 
13 ayaklı tezgâhı, ustası tarafından bir ayda sıfırdan kurulan; çözgüleri, bir hafta10 günde hazırlanan Beledi Dokuma, tüm gün çalışılarak en fazla üç metre dokunabiliyor. Bu yönleriyle bir aile işi ve ortaya çıktığından bu yana da tezgâhlar hep evde kurulmuş. En önemli özelliklerinden biri, kumaşın iki yüzünün de dokunması ve çift taraflı kullanılabilmesi. Diğer önemli özelliği ise; 60 cm enindeki dokuma tezgâhında, kumaşın boyunun uzatılmasıyla sınırsız sayıda desen oluşturulabilmesi.
1900'lerin başında Tire'de 60 tezgâhta üretim yapıyor.
 
Şimdi geriye eskilerden bir tek Saim Bayrı Usta ve tezgahı kalmış durumda. Bereket versin ki, Saim ustanın meslek aşkı ve verdiği emek sayesinde Beledi tezgahı, önceleri Mesleki Eğitim Merkezi son olarak da  Tire Belediyesi bünyesinde genç kuşaklar tarafından yaşatılacak gibi...

Kaynak: A.Levent Ertekin