Gelenek ve Görenekler

Untitled Document
DOĞUM
Gelin evlendikten sonra soyun devamı için bir an önce çocuğa kavuşması istenir.
Gelin hamile (yüklü) kaldığında çocuğu gamzeli olsun diye ayva yer, güzel olsun diye aya bakar; balık ağızlı olmasın diye balık yemez.
 
Doğumdan sonra çocuk okusun diye “eşi” ya da “göbek bağı” okul bahçesine, dinine bağlı olsun diye cami avlusuna gömülür.
 
Kırk gün içinde çocuk ve anne “kırklanır”. Kırklanmadan sonra bebek “kırk gezmesine” götürülür. Bu arada bebeği görmek için “loğusa ziyareti” olur, bebeğe ve annesine hediyeler getirilir.
 
SÜNNET
Tire’de geçiş dönemleri sünnet merasimleridir. Aileler evlatlarını zamanı geçmeden sünnet ettirmek isterler.
 
Düğün özellikleri taşıyan sünnette çocuk 7-11 yaşları arası sünnet edilir. Sünnet törenleri çok çeşitlidir; ancak yaygın olanı ailenin kendi evlerininin önünde yakınlarına sabah 9.30 ile öğle arası yemek vermesidir.
 
Sünnetten önce sünnet çocuğu atla veya arabalarla sünnet konvoyu şeklinde şehrin içinde gezilir. Eve getirildiğinde mevlit okunur. Sünnet işlemi tamamlanır tamamlanmaz sünnet evinden bahçedeki çocuklara ceviz, şeker atılır.
 
EVLENME
Evlenme aşamasında  “görücü usulü” ile ya da “anlaşarak evlenme” yoluyla eşler birbirini seçerler. Tire’de kaçarak evlenmeye pek rastlanmamaktadır.
 
Kızın ya da erkeğin evlenebilmesi için öncelikle kısmetinin açık olması lazımdır.
 
Kız bakmaya haberli habersiz pazartesi veya hayırlı kabul edildiğinden perşembe günleri gidilir.
 
Gelinlik kızın kahve ikram etmesi kızı görmek için bahanedir. Bazen kız bakma olmadan, sadece kız istemeye gidilir. Kızın istendiği gece bir aile büyüyü “Allahın emri Peygamberin kavliyle kızımızı oğlumuza istiyoruz .“ der. Kız verilirse söz, nişan tarihleri kararlaştırılır.
 
Nişandan önce aileler nişan alışverişine çıkar  ve ”yandaşı hazırlığı” yaparlar. Bu yandaşılar karşılıklı gönderilir. Nişan isteğe göre ya aile arasında veya eğlence şeklinde tertip edilir. Nişanla düğün arasında çeyizler hazırlanıp serilir. Bu arada bayram varsa “İki bayram arası düğün olmaz “ denilir ve düğün bayramdan önce ya da sonra yapılır.
 
Düğünden önce kına gecesi düzenlenir. Kadınların katıldığı gecede eğlencenin bir bölümünde kıza kına yakılır, önce kızın başına uğur getirsin diye kırmızı örtüyle örtülür. Sonra genç kızlar mumlarla süslü kına tepsisiyle kızın etrafında oynayarak dönerler. Başı düzgün (evliliği yolunda giden ) biri kızın kınasını yakar, eli bereketli olsun diye avucunun içine para ya da altın koyar, sonra elini kına eldiveni veya  mendili ile bağlar.
 
Düğün töreninden veya nikahtan önce kız alma olur. Eskiden “atlı göçürme” varken şimdi gelin, süslenen arabalarla alınır. Erkek evine getirildiğinde gelinle damadın başından şeker, darı, buğday, bozuk para atılır. Bekarlar için kullanılan “darısı başına “ deyimi buradan gelmektedir. Dînî nikâh çoğu zaman bu arada olur.
 
Düğün “Harman yellen düğün ellen “sözünü doğrular niteliktedir. Özellikle oğlan evinin kapısının önünde yakınlarına verdiği yemekteki gibi, Tire'de “Keşkeksiz düğün olmaz.” denilir. Çoğu zaman bu anlayışla düğün yemeği tertip edilir. Bu yemekte çorba, keşkek, etli nohut, pilav, salata, helva, şerbet, Tire köftesi gibi ikramlarda bulunur.
 
Düğünden bir hafta sonra “Oğırlandı”, ”kızardı” yapılır. Aileler karşılıklı birbirlerini yemeğe alırlar. Gelin evinde “kapı açması” vardır, yakınlar gelin tebriğine gelirler ve hediyeler getirirler, isteğe göre bu arada “gelin mevlidi” de yapılır.
 
ÖLÜM
Tire’de “Gelin görmedik ev olur, ölüm görmedik ev olmaz” denir ölüme karşı çaresizlik anlatılırken.
 
Baykuş ötmesi, köpek uluması, eşyaların gece geç vakitte kırılması, gece evden kara renkli bir şeyler verilmesi, yıldız kayması,  rüyada çiğ et yenmesi gibi durumlar ölüm haberi sayılmaktadır.
 
Ölüm olduğunda, ölüm evden gitsin diye pencereler açılır, ölünün yattığı yer aydınlık olsun diye mum yakılır. “Acı haber tez duyulur” denir ve vefat, sela ya da belediye hoparlöründe ki anonsla duyurulur.
 
Vefat edenin defnedilmesinden sonra ölü evinde üçüncü, yedinci, kırkıncı günlerde dualar okunur, yemek verilir ya da helva lokma dağıtılır. Bu sırada yas evine baş sağlığına gidilir.
 
Kaynak: Burcu Aydınoğlu