El Sanatları

Untitled Document
Tire'nin Batı Anadolu'da en eski yerleşim birimlerinden biri olması nedeniyle zengin bir kültürel birikimi vardır. Kentin ana yollar üzerinde bulunmayışı, Türk kültürünün değişik alanlarını kapsayan özelliklerini korumada etkili olmuştur. Kentteki ilk dönem zengin aşiret ve oba yerleşimi de buna eklenince, el sanatlarında Türk kültürünün kendine özgü yapısı özünü kaybetmeden günümüze dek ulaşabilmiştir.
 
Tire el sanatları içinde, urgancılık, semercilik, keçecilik, yorgancılık, hasırcılık, mutafcılık, nalıncılık, beledi ve oyacılık gibi kendi öz kültürümüzün ürünleri başta gelmektedir. Bu sanatlarda el emeği, göz nurunun yanısıra Türk zekasının da işleyişi ayrı bir değer taşımaktadır.
 
Tire'nin tarihi gelişimi içinde Tekstil Sanayi'nin de fevkalâde  bir konumda bulunduğunu,  özellikle belirtmek gerekir. Yalnız Batı Anadolu'da değil, Osmanlı toprakları içinde,  dokuma endüstrisinin en gözde  kentlerinden birinin Tire olduğu  kuşkusuzdur.
 
Beylikler  Devrinden  itibaren, Tire’deki dokuma tezgâhları,  evlerde yoğun bir gelişim  göstermiştir. Bu evlerde dokunan ve işlenen çevreler, peşkirler, bohça, yatak ve yastık örtüleriyle bez levhalar, klaptan işlemeli yazmalar, pazara hazır hale getirilir, bürümcük denen gömleklikler ve   çarşaflıklar ise üretimin ana elemanları içinde,  geniş bir yer  bulurdu.
 
Bu üretimler içinde yer alan ve Tire ile özdeşleşmiş bir ürün  olan “Beledi Dokuması”nı özellikle vurgulamak gerekmektedir.
 
Günümüzde tek tezgâh  ile  yaşam savaşı veren bu dokuma  türü, diğer tezgâh türlerine göre,  daha şanslı olmuştur. Yakın tarihe kadar Beledi Dokuması’nın çeşitli    türleri vardı. Bunlara ait iki çeşidin Avrupa' ya ihraç edildiği kayıtlara geçmiştir. Sırası gelmişken, şunu da  belirtelim ki, 19.cu yüzyıla gelinceye kadar, bu dokuma için,  60 tezgâh,  gecegündüz çalışmıştır.
 
Tire halkının yorgan, yastık ve  minder kılıfı olarak, yüzyıllar  boyu kullandığı bu dokuma, aynı zamanda perde ve yatak örtüsü olarak da üretilmiştir.Kent ve ova köylerindeki  kadınların kullandığı “Peştamal”, dağ köylerindeki kadınların ise, “Önbezi” dedikleri  dokuma türünün kullanımı, Tire tarihindeki tezgâh yaygınlığının bir diğer   göstergesidir.
 
Ev ve hamam havlularından peşkirlere, alacala'lardan feraceye kadar, dokumanın zenginliği, 15. yüzyıldan beri, Tire’ye damgasını vurmuş gibidir. Özellikle “Tire Peşkiri” olarak bilinen dokuma, Osmanlıda, literatüre bile girmiştir.
 
Tire'deki el sanatlarının, Türk kültürünün kendine has yapısını kaybetmeden, günümüze kadar ulaşabilmiş olması, büyük mutluluktur.
 
Kaynak: A. Munis Armağan